aktiviteamigurumiCovid-19dekorasyonetkinlikEvde KalEvdeKalhastalıkhobikarantinaKoronamakromeNetflixsalgınStay HomeStayHome
Evde Yapılabilecek Aktiviteler
Herkese merhaba!
Tüm dünya olarak kötü günlerden geçiyoruz; Korona virüs olarak bilinen salgın tüm ülkeleri ve yüzbinlerce kişiyi etkisi altına almış durumda. Ülke olarak çok erken tedbirler almamıza rağmen bilinçli olan vatandaşlar kadar bilinçsizler de var ve maalesef sosyal mesafe, izolasyon, kaba tabirle 'karantina' olarak adlandırdığımız bir takım tedbirlere uymadıkları sürece hastalık önlenemez şekilde artmaya devam ediyor.
Covid-19 salgını hakkında bilirkişilik taslamayacağım, zaten hepimiz günlerdir gece gündüz takip ediyor ve herşeyi en ince ayrıntısına kadar biliyoruz. Benim bugün değinmek istediğim konu ise; bu günlerde bilinçli vatandaşlar olarak eve kapanmışken, yapılabilecek birbirinden güzel, eğlenceli, oyalayıcı, faydalı etkinliklerden bahsederek ufak ta olsa fikir verebilmiş olmak.
Öncelikle ben kendi karantina günlerimden bahsedeyim; ben neler yapıyorum?
İlk olarak tabii ki çalışırken yeterince ilgilenemediğim blogumla ilgileniyor, gün ışığını kaçırmadan bol bol ürün fotoğrafları çekiyor, bir sürü yazı stokluyor, Instagram hesabımı geliştirmekle uğraşıyorum. Blog işi benim en büyük hobim ve çok iyi geliyor, o yüzden fırsat bu fırsat deyip ne kadar ileri taşıyabilirsem o kadar kar olarak görüyorum!
Blog yazmaya ara verdiğimdeyse en sevdiğim şey Netflix'te takılmak. Neler izlediğimi ŞURAYA tıklayarak okuyabilirsiniz, listemi yayınlamıştım. Ek olarak izlemekte olduğum diziler bitince Toy Boy ve Glow Up da sıraya girdi, sizin de önerileriniz varsa yorum olarak bırakırsanız çok sevinirim :)
Bir diğer yaptığım şey ise tabii ki kitap okumak. Yeni kitaplar almayı ve okumayı o kadar çok seviyorum ki, ama günlük hayatın koşuşturmacasında her zaman yeterli vakti bulamayabiliyorum. Kendime ait kütüphanem var ve merak ettiğim kitapları yakınlarımdan veya kütüphanelerden bile alıp okumayı kabul etmiyorum, illa kendi kütüphanemde yer almasını istiyorum ve böyle böyle evdeki kütüphanemi büyütüp ileride çocuklarıma güzel bir miras bırakmak istiyorum. Dolayısıyla takdir edersiniz ki okunmayı bekleyen bir sürü kitabım var ve onları okumaya başladım, ne kadar çok okuyup kendime ne kadar çok şey katabilirim diye kendimle yarışıyorum ve inanılmaz iyi hissettiriyor!
Beynimi, gözlerimi çok yorduysam ve biraz da ellerim çalışsın istiyorsam ise seneler önce büyük bir hevesle aldığım 'Esrarengiz Bahçe' büyükler için boyama ve desen kitabımın başına geçiyorum. Eşim her ne kadar çocuklar gibi boyama yapıyorum diye bana takılsa da, aslında bu kitap minicik ayrıntılarla ve çok karışık desenlerle dolu, boyaması oldukça zor ve bir o kadar da keyifli! Piyasada buna benzer bir sürü boyama ve desen kitabı bulabilirsiniz, zira şu sıra karantinadaki gençler ve özellikle bloggerlar arasında çok popüler!
Çok meraklı olduğum ancak henüz başlayamadığım bir diğer aktivite ise yağlı boya. Ortaokul yıllarımda üç yıl resim kursuna gittim, karakalem teknikleriyle başladığım kursun üçüncü yılında yapmış olduğum yağlı boya tablolar açık artırmayla satıldı. Dolayısıyla bu işte iyiyim, hem yeteneğim var hem de seviyorum. Evlendiğimden beri de bir şövale-tuval-yağlı boya seti alıp evimin duvarlarını süsleyecek tablolar yapma niyetim var ama bir türlü ona sıra gelmedi, şu sıralar da kargoyla virüs gelmesi korkusundan online alışverişten mecbur olmadıkça kaçınıyorum. Eğer sizin imkanınız varsa daha önce hiç denemediyseniz bile alın elinize fırçayı, çok iyi gelecek!
Makrome de son yılların çok popüler uğraşlarından. Hatta o kadar ki aldı başını gitti, organizasyon şirketlerinden tutun da ev dekorasyonuna kadar makrome hayatımızın her alanında yer alıyor artık. Ben de çoğu kişi gibi gerek dekorasyonda, gerek çanta, pareo gibi aksesuarlarda makrome detaylara bayılıyorum, ama kendim başlamaya, denemeye, öğrenmeye üşeniyorum açıkçası :D Ama şimdilerde çok yakın çocukluk arkadaşım Trendyol'dan iplik alıp başladı Makrome çalışmalarına, evde videolar izleyerek öğreniyor ve yepyeni bir hobi edinmiş oluyor karantina vasıtasıyla. Böyle el işlerine ilginiz varsa sizin için de bir aktivite, hatta uzun vadede ek gelir kapısı bile olabilir.
El işi demişken, 'amigurumi' de şu günlerde çok revaçta. Birçok kişinin henüz adını bile duymadığı bu hobiye aslında hepimiz aşinayız, örgüden yapılmış sağlıklı oyuncaklar olarak tanımlayabiliriz. Dediğim gibi böyle örgüyle ilgili hobilere benim pek ilgim yok ama bir diğer çok yakın çocukluk arkadaşım da amigurumiye başladı. O da aynı şekilde ipliklerini, şişlerini Trendyol'dan aldı ve iki günde ilk tavşancığını ördü bile! Aşağıya bıraktığım görseldeki tavşancık tamamen onun el emeği :) Kendi çocuğunuza, eşin dostun çocuğuna hediye etmelik veya en nihayetinde ek gelir olarak ya da sadece hobi olarak uğraşabileceğiniz yaratıcı bir aktivite bence :)
Evde bitki yetiştiriciliğine ne dersiniz? Hasır detaylar ve yemyeşil saksı bitkileri evlerde tropikal havalar estiriyor, dekorasyon meraklısı çoğu kişi de evlerini yemyeşil bitkilerle, çiçeklerle donatıyor. Fırsattan istifade o çok büyüyen aloe veranın saksısını değiştirebilir, tozlanmış büyük yeşil yaprakları silebilir, filiz vermiş bitkiyi yeni saksıya ekip çoğaltabilir, kısaca evdeki diğer canlılara hak ettiği değeri gösterebilirsiniz, tam zamanı!
Boş vaktini mutfakta yepyeni tarifler deneyerek geçirenlerden de olabilirsiniz pek tabii, zira hepimiz bu karantinadan 100'er kilo birer şef olarak çıkacağız gibi görünüyor :D Bu günlerde üç öğün evde yenince yemekler, ister istemez mutfakta geçirdiğimiz vakit artıyor, hele bir de hazır vakit varken o hep aklınızın bir köşesinde duran ama bir türlü deneyemediğiniz tarifin tam sırası diye düşününce! Şahsen ben iki haftadır daha önce yapmadığım bir çok tarifi denedim, siz de kahve yanına atıştırmalık sağlıklı alternatifler veya boşverin sağlıklısını, direkt kek börekler pişirmek için atın kendinizi mutfağa!
Bunlar dışında DIY aktiviteleri yani 'Kendin Yap' projeleri de üretebilirsiniz. Sprey boyalarla evdeki bazı objelerin renklerini değiştirebilir, ahşap boyalarıyla çerçeve, tepsi gibi eşyaları renklendirebilir veya benim yaptığım gibi kurutulmuş çiçeklerinizi çerçeveleyebilirsiniz. Pinterest'te DIY ile ilgili binlerce fikir edinebilirsiniz.
Sporsuz yapamayanlar burada mı? Sadece onlar değil, bu karantina günleri hepimizi spora başlatacak! Evde hareketsiz şekilde günlerimizi geçiriyoruz, sürekli birşeyler pişirip sürekli çay/kahve yanında atıştırıyoruz, dolayısıyla bu süreçte birkaç kilo almamız işten bile değil. Tam da bu yüzden her gün olmasa bile haftada en az 3 gün hafif kardiyo hareketleri, dans, zumba, yoga gibi sizi zinde tutacak ve kaslarınızın hamlamasını engelleyecek hareketler yapmanız aynı zamanda hücrelerinize de oksijen pompalanmasını ve daha mutlu, daha enerjik hissetmenizi sağlayacak. Ben ki spordan nefret ederken, birkaç gündür yaptığım hafif birkaç esneme hareketi sayesinde ne kadar rahatladığımı anlatamam.
Şimdilik ilk aklıma gelenler bunlar. Delilercesine yaptığımız temizliklerden bahsetmiyorum bile, virüs korkusuyla sürekli çamaşır suyu ve bilimum temizlik malzemeleriyle heryeri dezenfekte ederek zaten yeterince oyalanıyoruz, arta kalan zamanlardaysa bu şekilde kendinize vakit ayırabilirsiniz. Ek olarak evde aile bireylerinizle beraberseniz tavla, okey, 101, Monopoly, Jenga, Tabuu gibi masa oyunları da çok güzel vakit öldürmenizi sağlar. Çok parçalı puzzle'lar da harika bir seçenek. Bir de elinden gelenler için dikiş nakış, kasnak işi, goblen vs. gibi el işleri de önerebileceklerim arasında.
Tabii ki bu süreçte tek vakit ayırmamız gereken kendimiz değiliz. Sosyal izolasyon olarak adlandırdığımız bu sürecin özellikle yaşlılarımız, büyüklerimiz için önemini sanıyorum hepimiz fazlasıyla idrak ettik. Onları incitmeden, hırpalamadan, alay etmeden en nazik şekilde gerekli önlemleri nasıl almaları gerektiğini ve çok acil olmadıkça asla dışarı çıkmamaları gerektiğini anlatmamız lazım, bu da ancak telefonlar ile mümkün. Demek istediğim zaten göremediğimiz, yanlarına gidemediğimiz büyüklerimizin yalnız hissetmemeleri adına sık sık aramayı, hoş sohbetler yapmayı sakın ha ihmal etmeyin!
Bir an önce bu kabus dolu günlerin geçmesi dileğiyle, sağlıklı günlere!
Tüm dünya olarak kötü günlerden geçiyoruz; Korona virüs olarak bilinen salgın tüm ülkeleri ve yüzbinlerce kişiyi etkisi altına almış durumda. Ülke olarak çok erken tedbirler almamıza rağmen bilinçli olan vatandaşlar kadar bilinçsizler de var ve maalesef sosyal mesafe, izolasyon, kaba tabirle 'karantina' olarak adlandırdığımız bir takım tedbirlere uymadıkları sürece hastalık önlenemez şekilde artmaya devam ediyor.
Covid-19 salgını hakkında bilirkişilik taslamayacağım, zaten hepimiz günlerdir gece gündüz takip ediyor ve herşeyi en ince ayrıntısına kadar biliyoruz. Benim bugün değinmek istediğim konu ise; bu günlerde bilinçli vatandaşlar olarak eve kapanmışken, yapılabilecek birbirinden güzel, eğlenceli, oyalayıcı, faydalı etkinliklerden bahsederek ufak ta olsa fikir verebilmiş olmak.
Öncelikle ben kendi karantina günlerimden bahsedeyim; ben neler yapıyorum?
İlk olarak tabii ki çalışırken yeterince ilgilenemediğim blogumla ilgileniyor, gün ışığını kaçırmadan bol bol ürün fotoğrafları çekiyor, bir sürü yazı stokluyor, Instagram hesabımı geliştirmekle uğraşıyorum. Blog işi benim en büyük hobim ve çok iyi geliyor, o yüzden fırsat bu fırsat deyip ne kadar ileri taşıyabilirsem o kadar kar olarak görüyorum!
Blog yazmaya ara verdiğimdeyse en sevdiğim şey Netflix'te takılmak. Neler izlediğimi ŞURAYA tıklayarak okuyabilirsiniz, listemi yayınlamıştım. Ek olarak izlemekte olduğum diziler bitince Toy Boy ve Glow Up da sıraya girdi, sizin de önerileriniz varsa yorum olarak bırakırsanız çok sevinirim :)
Bir diğer yaptığım şey ise tabii ki kitap okumak. Yeni kitaplar almayı ve okumayı o kadar çok seviyorum ki, ama günlük hayatın koşuşturmacasında her zaman yeterli vakti bulamayabiliyorum. Kendime ait kütüphanem var ve merak ettiğim kitapları yakınlarımdan veya kütüphanelerden bile alıp okumayı kabul etmiyorum, illa kendi kütüphanemde yer almasını istiyorum ve böyle böyle evdeki kütüphanemi büyütüp ileride çocuklarıma güzel bir miras bırakmak istiyorum. Dolayısıyla takdir edersiniz ki okunmayı bekleyen bir sürü kitabım var ve onları okumaya başladım, ne kadar çok okuyup kendime ne kadar çok şey katabilirim diye kendimle yarışıyorum ve inanılmaz iyi hissettiriyor!
Çok meraklı olduğum ancak henüz başlayamadığım bir diğer aktivite ise yağlı boya. Ortaokul yıllarımda üç yıl resim kursuna gittim, karakalem teknikleriyle başladığım kursun üçüncü yılında yapmış olduğum yağlı boya tablolar açık artırmayla satıldı. Dolayısıyla bu işte iyiyim, hem yeteneğim var hem de seviyorum. Evlendiğimden beri de bir şövale-tuval-yağlı boya seti alıp evimin duvarlarını süsleyecek tablolar yapma niyetim var ama bir türlü ona sıra gelmedi, şu sıralar da kargoyla virüs gelmesi korkusundan online alışverişten mecbur olmadıkça kaçınıyorum. Eğer sizin imkanınız varsa daha önce hiç denemediyseniz bile alın elinize fırçayı, çok iyi gelecek!
Makrome de son yılların çok popüler uğraşlarından. Hatta o kadar ki aldı başını gitti, organizasyon şirketlerinden tutun da ev dekorasyonuna kadar makrome hayatımızın her alanında yer alıyor artık. Ben de çoğu kişi gibi gerek dekorasyonda, gerek çanta, pareo gibi aksesuarlarda makrome detaylara bayılıyorum, ama kendim başlamaya, denemeye, öğrenmeye üşeniyorum açıkçası :D Ama şimdilerde çok yakın çocukluk arkadaşım Trendyol'dan iplik alıp başladı Makrome çalışmalarına, evde videolar izleyerek öğreniyor ve yepyeni bir hobi edinmiş oluyor karantina vasıtasıyla. Böyle el işlerine ilginiz varsa sizin için de bir aktivite, hatta uzun vadede ek gelir kapısı bile olabilir.
El işi demişken, 'amigurumi' de şu günlerde çok revaçta. Birçok kişinin henüz adını bile duymadığı bu hobiye aslında hepimiz aşinayız, örgüden yapılmış sağlıklı oyuncaklar olarak tanımlayabiliriz. Dediğim gibi böyle örgüyle ilgili hobilere benim pek ilgim yok ama bir diğer çok yakın çocukluk arkadaşım da amigurumiye başladı. O da aynı şekilde ipliklerini, şişlerini Trendyol'dan aldı ve iki günde ilk tavşancığını ördü bile! Aşağıya bıraktığım görseldeki tavşancık tamamen onun el emeği :) Kendi çocuğunuza, eşin dostun çocuğuna hediye etmelik veya en nihayetinde ek gelir olarak ya da sadece hobi olarak uğraşabileceğiniz yaratıcı bir aktivite bence :)
Evde bitki yetiştiriciliğine ne dersiniz? Hasır detaylar ve yemyeşil saksı bitkileri evlerde tropikal havalar estiriyor, dekorasyon meraklısı çoğu kişi de evlerini yemyeşil bitkilerle, çiçeklerle donatıyor. Fırsattan istifade o çok büyüyen aloe veranın saksısını değiştirebilir, tozlanmış büyük yeşil yaprakları silebilir, filiz vermiş bitkiyi yeni saksıya ekip çoğaltabilir, kısaca evdeki diğer canlılara hak ettiği değeri gösterebilirsiniz, tam zamanı!
Boş vaktini mutfakta yepyeni tarifler deneyerek geçirenlerden de olabilirsiniz pek tabii, zira hepimiz bu karantinadan 100'er kilo birer şef olarak çıkacağız gibi görünüyor :D Bu günlerde üç öğün evde yenince yemekler, ister istemez mutfakta geçirdiğimiz vakit artıyor, hele bir de hazır vakit varken o hep aklınızın bir köşesinde duran ama bir türlü deneyemediğiniz tarifin tam sırası diye düşününce! Şahsen ben iki haftadır daha önce yapmadığım bir çok tarifi denedim, siz de kahve yanına atıştırmalık sağlıklı alternatifler veya boşverin sağlıklısını, direkt kek börekler pişirmek için atın kendinizi mutfağa!
Bunlar dışında DIY aktiviteleri yani 'Kendin Yap' projeleri de üretebilirsiniz. Sprey boyalarla evdeki bazı objelerin renklerini değiştirebilir, ahşap boyalarıyla çerçeve, tepsi gibi eşyaları renklendirebilir veya benim yaptığım gibi kurutulmuş çiçeklerinizi çerçeveleyebilirsiniz. Pinterest'te DIY ile ilgili binlerce fikir edinebilirsiniz.
Sporsuz yapamayanlar burada mı? Sadece onlar değil, bu karantina günleri hepimizi spora başlatacak! Evde hareketsiz şekilde günlerimizi geçiriyoruz, sürekli birşeyler pişirip sürekli çay/kahve yanında atıştırıyoruz, dolayısıyla bu süreçte birkaç kilo almamız işten bile değil. Tam da bu yüzden her gün olmasa bile haftada en az 3 gün hafif kardiyo hareketleri, dans, zumba, yoga gibi sizi zinde tutacak ve kaslarınızın hamlamasını engelleyecek hareketler yapmanız aynı zamanda hücrelerinize de oksijen pompalanmasını ve daha mutlu, daha enerjik hissetmenizi sağlayacak. Ben ki spordan nefret ederken, birkaç gündür yaptığım hafif birkaç esneme hareketi sayesinde ne kadar rahatladığımı anlatamam.
Şimdilik ilk aklıma gelenler bunlar. Delilercesine yaptığımız temizliklerden bahsetmiyorum bile, virüs korkusuyla sürekli çamaşır suyu ve bilimum temizlik malzemeleriyle heryeri dezenfekte ederek zaten yeterince oyalanıyoruz, arta kalan zamanlardaysa bu şekilde kendinize vakit ayırabilirsiniz. Ek olarak evde aile bireylerinizle beraberseniz tavla, okey, 101, Monopoly, Jenga, Tabuu gibi masa oyunları da çok güzel vakit öldürmenizi sağlar. Çok parçalı puzzle'lar da harika bir seçenek. Bir de elinden gelenler için dikiş nakış, kasnak işi, goblen vs. gibi el işleri de önerebileceklerim arasında.
Tabii ki bu süreçte tek vakit ayırmamız gereken kendimiz değiliz. Sosyal izolasyon olarak adlandırdığımız bu sürecin özellikle yaşlılarımız, büyüklerimiz için önemini sanıyorum hepimiz fazlasıyla idrak ettik. Onları incitmeden, hırpalamadan, alay etmeden en nazik şekilde gerekli önlemleri nasıl almaları gerektiğini ve çok acil olmadıkça asla dışarı çıkmamaları gerektiğini anlatmamız lazım, bu da ancak telefonlar ile mümkün. Demek istediğim zaten göremediğimiz, yanlarına gidemediğimiz büyüklerimizin yalnız hissetmemeleri adına sık sık aramayı, hoş sohbetler yapmayı sakın ha ihmal etmeyin!
Bir an önce bu kabus dolu günlerin geçmesi dileğiyle, sağlıklı günlere!


0 yorum