• Anasayfa
  • Moda
  • Güzellik
  • Seyahat
  • Mekan
  • Dekorasyon
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Zvezda Ognyanova

Herkese merhaba!

Çoook sevdiğim harika bir üründen bahsetmek istiyorum bugün; Tangle Teezer saç açıcı tarak!


Tarak deyip geçmemek lazım; her gün en az bir kere kullandığımız bir eşya, çok değer verip bakımına güzelliğine tonlarca para harcadığımız saçlarımız söz konusu. Dolayısıyla saçları kırmaması, yıpratmaması, elektriklendirip kabartmaması, çekiştirip yolmaması gibi birçok kriter arıyoruz kullandığımız taraklarda. Hayatım boyunca birçok farklı tarak kullandım ve tercih ettiğim tarakların özellikle bambu vs. doğal malzemeden üretilmiş olmasına dikkat ettim. Tangle Teezer taraklarının da ününü çok duyuyor, merak ediyor, ancak tutmaya bir sapı bile olmayan bu yumurta kadar tarakların nasıl kullanışlı olabileceğine pek akıl sır erdiremiyordum, hele ki plastik olması beni düşündürüyordu. Bir de malum fiyatları tabii.

Ha bir de yakın bir tarihe kadar ülkemizde bulunması hayli zordu, şimdi kolaylıkla bir çok siteden ulaşabiliyoruz. Buna rağmen bazı modelleri, renkleri, desenleri hala sınırlı. Ben de  merakıma yenik düşüp çeyizim için istiyor; özellikle saç kurutma makinesi, düzleştici ve maşa setime uygun olması açısından parlak rose gold rengini arıyordum. Türkiye'de bulamadığım bu ürünü kardeşim Londra'dan benim için getirdi. Paketini atmadan önce fotoğraflamadığım için şu şekilde ürün görselini aşağıya ekliyorum.


Hakkında çok ta ayrıntıya girmeme gerek yok, bu tarakların ününü hepimiz biliyoruz. Dolaşık saçları kolaylıkla açmak üzere tasarlanmış, kimi uzun kimi kısa incecik dişleri olan ve bu tasarım ile ödül almış, küçücük avuç içi kadar, renkli renkli şeker gibi taraklar. 


Tip olarak ince telli, seyrek, yıpranmış ve sürekli dolaşan saçlara sahibim. Dolayısıyla hayatımı kirpi şeklinde büyük saç fırçalarıyla geçirdim, onların da bazıları saçlarımı yolmaya, canımı acıtmaya devam ediyordu. Tangle Teezer ile hem ıslak hem kuru taramada saçlarımı yolmadan, koparmadan, rahatlıkla açabiliyorum. Kapaklı mini tasarımı sayesinde çantama atıp sürekli yanımda taşıyabiliyorum. Hayat boyu kocaman saplı saç fırçalarına alışkın olduğum için dediğim gibi bu avuç içi kadar ürünün kullanışlı olup olmayacağı hakkında şüphelerim vardı, rahat tarayabilir miyim diye düşünüyordum ama cidden o kadar kullanışlı ki... Hatta geçen gün saçlarımı annemin saç fırçasıyla tararken bir garip geldi, koca tarak elime sığmadı resmen!


Tangle Teezer plastik olmasına rağmen herhangi bir elektriklenmeye sebep olmuyor, kolaylıkla yıkanıp tozdan kirden arındırılabiliyor. Bunun için özellikle Oriflame'den almış olduğum tarak temizleyici çok iş görüyor. Dişlerin arasındaki saçları bu aparat ile tarağa zarar vermeden nazikçe temizleyebiliyorum, hem de tarağım hep tertemiz kalıyor, yeri gelmişken onu da önereyim :)


Evime yerleşirken sadece bu tarağın yeterli olmayacağını, alışamayacağımı düşünmüş ve her zaman kullandığım gibi bambu fırça/tarak seti de alırım diye planlamıştım, ancak o çeyiz hengamesinde unutmuşum. Ama 6 aydır bir kez olsun başka bir tarak arayışına girmedim. Hergün haşır neşir olduğum tarağımdan çok memnunum, gayet iyi anlaşıyoruz.

Tangle Teezer fiyatları da kalitesi ve şöhretiyle doğru orantılı olarak biraz tuzlu. 80-90 TL dolaylarında ve ilk bakışta gereksiz bir fiyat gibi gözükse de, herhangi bir mağazada görece biraz kaliteli olan bambu vs. malzemeden taraklar bile 60-70 TL olmuşken, bence değer bir fiyat. Trendyol, Kozmela gibi sitelerden ulaşabilirsiniz.

Sağlıkla kalın!





Nisan 04, 2020 No yorum
Günaydın!

Bugün ürün incelemesiyle devam edelim diyorum. Elvin Levinler'den görerek Trendyol'dan oldukça uygun fiyata aldığım yeşim taşlı yüz masaj aleti 'Jade Roller' bugünkü yazımın konusu. 


Öncelikle şunu söylemeliyim ki bu ürünün gerçek yeşim taşından yapıldığını zannetmiyorum, sipariş verirken de zannetmiyordum çünkü 25 TL gibi bir fiyata gerçek doğal taştan yapılmış bir masaj aleti alınabileceğine inanmıyorum. Yine de yüzüme yukarı doğru masaj yapmak, nemlendirici-serum gibi ürünleri iyice yedirmek, ürünü bozdolabında bekletip göz altlarıma serin serin masaj yapmak adına aldım.


Ve aynen yukarıda dediğim gibi kullanıyorum. Temiz cildime sürdüğüm nemlendiricimi ve göz altı kremimi iyice yedirmek için nazik hareketlerle ama baskıyı da hissedecek şekilde uyguluyorum. Yukarı doğru uygulamaya özen gösteriyorum, malum yanaklı bir yüze sahibim ve yıllar içerisinde yanaklarımın yer çekimine yenik düşmesi en büyük korkularımdan biri :) Ancak ana vatanı uzakdoğu olan bu ürünün gerçek kullanım şekli bu değilmiş aslında, aşağı yukarı şekilde hareket ettiriliyormuş. 

Etkilerine gelecek olursak çok net bir etki gördüğümü söyleyemem, çünkü maalesef her türlü ürünü olduğu gibi bunu da düzenli kullanamadım. İki-üç akşamda bir aklıma geldikçe kullanıyorum ancak şu kadarını söyleyebilirim ki elmacık kemiklerimin altında, yanak boşluklarımda yarattığı rahatlama ve masaj hissi harika! Yüzümü dinlendirdiğini hissediyorum. Buzdolabında soğutup küçük tarafıyla göz altlarıma uyguladığımda da bariz şekilde bir rahatlama hissediyorum ve göz altlarımın daha canlı gözüktüğünü düşünüyorum. 

Evet düzgün kullanmadığım için sıkılaştırıcı etkisini henüz göremedim ama kan dolaşımını hızlandırdığı çok açık. Ciddi anlamda sıkılaştırıcı bir serum ile düzenli kullanıldığında işe yarayacağına eminim, henüz öyle bir serum satın alamadım ancak en kısa zamanda bu şekilde kullanıp buradaki yorumlarımı da güncelleyeceğim, takipte kalın!


Jade Roller ürününü Trendyol'da rahatlıkla bulabilir ve çok uygun fiyatlara edinebilirsiniz, ama dediğim gibi gerçek yeşim taşı olsun istiyorsanız doğal taş satan dükkanlardan, internet üzerinden veya Instagram üzerinden ulaşabilirsiniz.

Görüşmek üzere!


Mart 29, 2020 No yorum
Herkese merhaba!

Henüz evleneli 6 ay olmuş, çiçeği burnunda bir yeni gelin olaraktan, sizlere harika bir çeyiz listesi hazırladım! Bu işlere girişmeyen, henüz evlilik niyetinde olmayan, çeyiz ile ilgili konular hakkında en ufak bir fikri olmayan kişiler için her ne kadar gereksiz ve saçma bir teferruat gibi gözükse de; evlilik hazırlığı yapan genç kızlar bilir, bir sürü paralar verip binbir hevesle aldığımız eşyaları kolileyip kaldırınca insan neyi alıp neyi almadığını unutup, aynı şeyi tekrar alabiliyor. Veya gözden kaçırdığı, unuttuğu bir çok önemli ayrıntıyı evlenip te evine yerleşince "Aaaaa benim xxx'im yokmuş!" diyerek hatırlayabiliyor :) Hem bu tür aksaklıkları yaşayıp boşuna masraf yapmamak, hem de bu aşırı yoğun koşuşturmalı süreçte ufak ama önemli ayrıntıları atlamamak için, çıktısını alıp tikleyebileceğiniz listeler hazırlamayı kendime görev edindim! Çünkü benim çeyiz düzme sürecimde bu listeler en büyük yardımcım oldu.

Sadece listeyle kalmadım, fikir olması açısından kendi çeyizimden de bahsettim birazcık. Çok büyük bir çabayla, her parçasını hem nette hem mağazalarda didik didik inceleyip araştırarak, beğendiğim parçaların bir de en uygun fiyatlısını bulmak için uğraşarak, tamamı kendi zevkime ait mütevazi ama çok cici ve kaliteli bir çeyiz düzdüğümü düşünüyorum :)



Yemek takımımla başlamak istiyorum. Çeyizimin çoğu parçası gibi Karaca'dan kendisi. Helen 12 kişilik misafir yemek takımı (misafir dediğime bakmayın, günlük yemek takımı özellikle almadım çünkü her günümü özel yaşamak istediğim için eşim ve ben çoğunlukla bu takımlarda yemek yiyoruz, onun dışında hep iki kişilik desenli, kalpli vs. tabak takımları aldım), Fine Pearl dedikleri gerçek inci tozlarıyla süslenmiş, renksiz, sade, her türlü masa örtüsü, Runner ve supla ile uyum sağlayabilecek bir takım. Görür görmez sade şıklığına bayılmıştım, ben öyle renkli çiçekli böcekli parçalardansa bu tarz parçaları daha çok beğeniyorum.


Yazıyı çok uzatmamak adına birbiriyle ilişkili parçaları bu şekilde kolajlar haline getirdim. Yemek takımımın yakın görüntüsünü sağ alta koydum, görselde belli olmasa da inci tozlarından dolayı sedefli bir parıltısı var. Onların yanında yer alacak misafir çatal bıçak takımım da Karaca'dan, Halley ismi. 96 parça, servis setinin de içerisinde olduğu en geniş setlerden. Kaşıklarının yuvarlaklığı, bıçaklarının sivriliği ve çatallarının zarifliğiydi görür görmez işte bu dedirten. Başka hiçbir modele bakmadım bile. Bardak takımım da yine Karaca, 12 kişilik aynı bu şekilde. "Su takımı" adı altında 800-1000 TL dolaylarında satılan setlerden almayı hiçbir zaman düşünmedim, bardaktır kırılır, bu fiyatları aşırı saçma buluyorum. Ben bu görselde gördüğünüz bardak takımını ayrı ayrı alıp kendim oluşturdum dolayısıyla karafı yoktu, sonradan Karaca bunları birleştirip karafıyla birlikte su takımı haline getirdi ama fiyatlarıyla ilgilenmedim bir daha. Yani ben 12 kişilik koca bardak takımını 250 lira gibi bir fiyata edinmiş oldum. Desenleri de simsiz, yaldızsız yemek takımımla birebir uyumlu, sofrada inanılmaz zarif bir görüntü oluşturuyorlar. 


Kahvaltı takımım Schafer'dan, kodu SHF-530. Bu tip kahvaltı takımları çoğunlukla 6 kişilik oluyor, dolayısıyla bu da öyle. Kahvaltı takımı seçerken çok zorlandım, çünkü her yerde gördüğümüz o kelebekli, çiçekli, kuşlu, karışık desenli takımlar hiç mi hiç bana hitap etmiyor. Sade ama eski model olmayan, içime sinen bir takım ararken rastladım bu modele. Renginin pembemsi göründüğüne bakmayın aslında krem rengi, yani altındaki çatal bıçak takımıyla neredeyse aynı renk. O pembe yaprak gibi görünen desenler de rose gold ışıltıları, yaldızları olan çok güzel bir bej rengi aslında. Tüm dekorasyonunda ve çeyizinin büyük bir kısmında rose gold kullanmış biri olarak o yaldızlar beni benden aldı, hiç tereddütsüz daldım bu modele. Altı emaye üstü porselen demliği de sete dahil, ayrıyetten almamış oldum bu sayede. 

Çatal bıçak seti ise Bernardo'dan, 6 kişilik. Kahvaltı setime takım olması açısından aldım ve çok güzel uydular. Günlük olarak ta kullanıyorum, makinede yıkıyorum, gayet kullanışlı.



Gelelim rose gold detaylara... Çeyizlerimi almaya başladığımda ne renk bir mutfağım olacağını bilmiyordum, küçük mutfak aletlerimi ne renk alsam diye düşünürken tam da o zamanlarda patladı rose gold furyası. Hiç düşünmeden bu renk olmalı dedim :) Mutfağım ne renk olursa olsun küçük ev aletlerim bu renk olmalıydı, öyle de oldu, neyse ki mutfağım da bembeyaz denk geldi ve inanılmaz şık bir görüntü oluştu. Ürünler yine Karaca, altı kettle olarak kullanılabilen çaycı,  mikseri de içerisinde olan büyük robot, Türk kahvesi makinesi ve tost makinesi olarak tamamladım takımımı. Her birinden ayrı ayrı memnunum, tost makinesinin plakaları granit ve asla yapışmıyor, yanmıyor. Çok kolay temizleniyor. 

Küçük ev aletlerim rose olur da kepçe-bıçak takımım olmaz mı hiç? Tabii ki onları da bu renk aldım. Tezgahımın üzerine dizdim, granit tavaların çizilmemesi için özellikle kepçe takımını plastik istiyordum zaten. Bıçak setimi de 6 aydır gece gündüz kullanıyorum, maşallahı var en ufak bi soyulma olmadı. Her ikisinden de çok memnunum ama rose kaplamalarının silinmemesi için makineye atmıyorum, elimde yıkıyorum. Ee o kadar da olsun, tezgahımın üzerindeki şık görüntü için değer :) 



Granit tencere demişken sırayı onlara vereyim, Bernardo Terreno serisi. Yine almadan önce çok ince eleyip sık dokuduğum bir ürün oldu, şimdiye kadarki çeyizlerimden anlamışsınızdır ki pembe gelinlerden değilim, hiç olmadım. Yani öyle aman herşeyim pembik olsun, pembik tencere pembik tava kafasında değildim, dolayısıyla benim için rengin kullanışlılığı ve granitin kalitesi, ömrü önemliydi. Pembe ve diğer açık renkli tava tencerelerin bir süre sonra renklerinin değiştiğini, yanık görünümlü olduklarını çoğu kişiden duymuştum. Bernardo'da rastladığım bu serinin graniti o zamanın şartlarında bilmem kaç katlı, bilmem kaç yıl garantili, bilmem nasıl sağlıklı olan tek granitti ve seçimimi bu setten yana kullandım. Bu arada takım olarak satılmıyordu, tek tek satıştaydı ve ben iki boy derin tencere, bir pilav tenceresi, bir el tavası, bir wok tava ve de görselini bulamadığım için kolaja ekleyemediğim incecik bir krep tavası olmak üzere 6 parçaya tamamladığım sete ciddi para ödemiştim. Ama her kuruşuna değdi, çok çok memnunum. Tek sıkıntısı altının da bu şekilde füme renkli olması ve ocağın üstüne koya koya ister istemez biraz soyulması. Ama önemli olan dediğim gibi granitinin kalitesi, performansı. O granit görünümlü teflon ürünlerden değil, ciddi şekilde ağırlar zaten. Size tavsiyem bu tarz ürünleri alırken görsellikten çok sağlığınıza ve ürünlerin kullanışlılığına önem vermeniz.


Çelik tencere setimle devam edelim. Tabii ki her evin olmazsa olmazı bir çelik set te alınmalı. Emsan Aragon isimli takımdan yana kullandım tercihimi. Çelik söz konusu olunca Emsan ilk akla gelen markalardan, ve gerek çevremde gerek nette okuduğum yorumlarda herkes Emsan'ı önerince, zaten şeklini şemalini çok beğendiğim bu sete diktim gözlerimi. Tombik tasarımı çok hoşuma gitti, onun dışında yine sade ve şık. Cezve takımı, çaydanlığı da aynı model, alakasız değil ve kulpların özellikle metal olmasına dikkat ettim ben. Yukarıdaki granit tencere takımımda da öyleydi dikkat ederseniz, her ne kadar dikkat edilirse edilsin plastik kulplar ocağın ısısıyla bir süre sonra kararıyor, eriyor. Çelikte öyle bir sıkıntı yok. Tencerelerin kulpları biraz ısınıyor doğru, ama küçük silikon tutacaklarla hallediyorum. Çaydanlık ve cezve takımının sapları ise kolay kolay ısınmıyor, oldukça kullanışlı yani. 


Aragon çelik tencere setimin düdüklüsü de vardı ancak ben onu tercih etmedim, çünkü düdüklü deyince akla ilk gelen isim Fissler. Vitaquick Red Point 4,5 litre olan modeli bendeki. Çok güzel bir indirime denk getirerek almıştım ama buna rağmen fiyatı bir çelik tencere setinden bile fazlaydı, şimdiki fiyatlarına baktıkça iyi ki zamanında almışım diyorum! Yine alırken aşırı çok araştırdığım bir üründü, çünkü düdüklü deyip geçmemek gerek, özellikle ben oldukça korkuyorum patlamasından. Kendisini henüz kullanmadım ama patlamaya karşı en dayanıklı, yüksek garantili, dünyaca ünlü bir ürün olduğunu varsayarsak, kullanıcı yorumlarını da hesaba katarsak açık ara önde bence!

Tava tencereler bitmez, bu da Karaca balık tavam. Balık şeklinde olması yine benim için bu ürünü tercih etmemdeki ilk sebepti. Çift taraflı, mıknatıslı, gayet kullanışlı bir ürün, memnunum. İnternette görüp stoğunun kalmadığını görünce mağazalarda ararken mahvolmuştum, en sonunda yalvara yakara İstanbul'dan bir adet getirttim de dünyalar benim oldu :)



Bu da çay saatlerinin olmazsa olmazı çay takımım ve pasta setim. Çay takımım yine çelik ürünlerimi aldığım marka Emsan'dan, modelin ismi Boğaziçi. Her zamanki gibi çiçekli böcekli dallı güllü bardak setlerindense, olabildiğince minimal ve modern bi model arayışına girdim, ve tam gönlüme göre buldum. Tepsisinden çizgili bardaklarına, kristal kulplu şekerliğinden keskin çizgilere sahip kaşıklarına kadar her detayıyla içime sinen bir model oldu. Pasta setim ise yine Karaca'dan, Frenze modeli katlı kurabiyelik, 6 adet pasta tabağı ve ayaklı kek fanusu. İnternet sipariş ettiğim bu setin ayaklı fanusu kırık gelmişti, geri gönderdim ve bir daha asla sahip olamadım, stoğu bitmişti ve mağazalarda da bulamadım. Yarım kaldı yani pasta setim anlayacağınız. Buna rağmen gümüş rengi sedefli kenarları ve sade desenleriyle çay takımıma oldukça uygun ve çay saatlerinde ikisi yanyana çok yakışıyorlar! Yine tamamen onlara uydurduğum gümüş renkli ve kristal görünümlü pasta - kek servis bıçaklarım herhangi bir züccaciyeden.


Artık mutfaktan çıkıp evin içine doğru geçelim :) Süpürgem Philips Marathon Ultimate FC9928/07 modeli. Yine rose gold renkte olması tabii ki beni çeken yanıydı, ama araştırdığımda o zamanın en son çıkan modeli ve en başarılı ürünü olduğunu gördüm, tabii ki balıklama daldım. Bir sürü başlığı var, gerçekten oldukça sessiz ve çok güçlü. Halıları kaldırıyor yerinden. Sapındaki kumanda sayesinde vakum gücünü artırıp azaltabiliyorsunuz, eğilip kalkmadan duraklatabiliyorsunuz, aşırı kullanışlı. Toz haznesi gerçekten hiç toz tutmuyor, nano teknoloji sayesinde sanki tozları yapıştırmış gibi koca bir öbek halinde hiç etrafa saçılmadan atabiliyorsunuz. 

Ütümü alırken de Tefal mi Philips mi diye ikilemde kalmıştım ama yine günler süren araştırmalarım ve yorum incelemelerim sonucunda Philips'te karar kıldım. Yine ben alırken en üst modeli Azur Pro GC4889/30 idi, ahh şimdi çıkan rose gold modelleri o zaman olsaydı keşke :) Şaka bir yana ütümden de oldukça memnunum. Su damlatmıyor, gayet güzel ütülüyor. Maalesef geçen gün en yüksek ısıda naylon bir bluzu ütüleme gafletinde bulundum, bluz yandı ama ütü soğur soğumaz yanıklar kendiliğinden döküldü ütünün tabanından. Asla leke tutmuyor yani tabanı, çok başarılı.


Bornoz takımım Taç Estelle Bambu takım. Ee artık renkli, desenli, çiçekli, kupürlü şeylerden hoşlanmadığımı biliyorsunuz, dolayısıyla sadeliğiyle ve bambu malzemesi, kalitesiyle tercihim bu takımdan yana oldu. Yine internette görüp mağaza mağaza aradığım bir üründü, şanslıyım ki bulabildim. Yakaları satenimsi bir kumaştan ve kadın bornozunun yakasında simler var, gayet şık yani. Su çekmesi çok iyi, havlularından da bornozundan da eşit ölçüde memnunum.

Bunun dışında yine tek tek arayıp bulduğum, koleksiyon niteliğindeki mutfak ürünlerimi topluca kolajladım. 


Çünkü dondurma kaşıklarım dondurma şeklinde, pizza kesicim pizza ustası şeklinde, ekmek bıçağım ekmek şeklinde, salata servis kaşıklarım sebze şeklinde, reçel kaşıklarım meyve şeklinde, patates soyucum patates şeklinde, Nutella bıçağım çikolata şeklinde olmalıydı :) Benim bunları aldığım dönemde her ne kadar annem kızıp 'oyuncak' alıyorum diye bana söylense de, her birini bayıla bayıla kullanıyorum! Gelin damat şeklinde çay kaşıklarım eskidi bile :) Sofrada o kadar tatlı duruyorlar ki, her gören bayılıyor. Onlara ayrı bir çekmece ayırdım, ne de olsa koleksiyon niteliğindeler! Kimisini internetten, kimisini züccaciyelerden topladım, ne nerden merak ediyorsanız yorum olarak bırakabilirsiniz, cevaplarım :)



Bunlar da 'Aşk' konseptli ürünlerim. Love yazılı çatal bıçak takımım 6 kişilik, en yakın arkadaşlarımdan birinin ev hediyesi ve aşırı zarif. Love yazılı tabaklarım Porland, kalpli ve güllü silikon kek-cupcake kalıplarım English Home, kalpli bambu tabaklarım Bambum, Love şeklinde çerezliğim Paşabahçe, kalpli tirbuşon ve şişe tıpası Aliexpress, kalp-yıldız şekilli peynir kesicilerim Fackelmann. Harika sunumlar yapıyorum onlar sayesinde, gerçekten işe yarıyorlar :) Kalp şekilli tabaklarım ise herhangi bir züccaciyeden.



Rose gold mutfak aletlerimin ve tezgah üstü eşyalarımın takımı niteliğinde yine Karaca'dan ayrı ayrı alarak set haline getirdiğim küçük yardımcılarımı yine aktif şekilde kullanıyorum ve sarımsak ezicisi dışında hepsinden memnunum. Rose kapaklı üç boy kavanozlar Korkmaz'dan, Türk kahvesi-Nescafe ve çay koydum içlerine. Baharatlığım ise herhangi bir züccaciyeden. 


Bambu salata servislerim Bambum ve cidden çok kullanışlı. Yaprak şekilli gümüş salata servislerim Thanx Co, Dekorazon'dan almıştım, yemek takımımın salata servisleri olur kendileri. Sofrada aşırı şık ve klas duruyor. Salata kasem Lav, üniversite arkadaşlarımın ev hediyelerinden biri ve köşeli tasarımıyla bayıldığım bir kase. Rengarenk karıştırma kaplarımsa Karaca. Süzgeci, limon sıkacağı ve ölçü kaşıkları da dahil. Evde bu tarz bir set mutlaka bulunmalı, aşırı işe yarıyor.




Bunlar da kahve koleksiyonumun en sevdikleri. Türk kahvesi makinem Arçelik Telve, elektrikli cezve şeklinde olanı Karaca setimle beraber almıştım ancak bu ürünün renkleri tezgah üstüme aşırı uyunca, hazır beyaz eşyalarımın yanında indirimliyken aldım ve sadece bunu kullanıyorum, aşırı pratik. Çift cidarlı fincan takımımı Metro marketten almıştım, Gıybet fincanlarım Paşabahçe, leoparlı olanlarsa iş arkadaşlarımın hediyesi. Melek kanatlı olanları da şuan ismini hatırlayamadığım bir internet sitesinden almıştım, çok severek kullanıyorum.





Günlük su-meşrubat takımım 6'şar kişilik Paşabahçe Allegra uzun ve kısa set. Ama Mudo'dan aldığım ölçülü 'Water' su bardaklarımın gönlümde yeri ayrı, su içmek için teşvik edici tatlış cümleler yazıyor arkasında. 



Klasik kek kalıplarım Zenker. Korkmaz'dan Karaca'dan vs. çok araştırmış, tencere takımlarıma veya rose takımlarıma uygun olan granit görünümlü olanlarda karar kılmıştım ancak tek tek hesaplandığında aşırı gereksiz bir fiyata denk geliyordu. Ben de vazgeçtim ve Alman markası Zenker'i tercih ettim, hem aşırı uygun fiyatlı hem de ününü, kalitesini kanıtlamış bir ürün. Gayet memnunum!


En severek aldığım nevresim takımlarımdan biri Taç Mickey nevresim takımı. Saten detaylı mürdüm renkli pike setim Karaca Tuğçe isimli model. Yine Karaca'dan aldığım Sarah Anderson İspanyol battaniyem de çeyizimin ilk parçalarından, aşırı yumuşak ve sıcak, renkler çok iç açıcı. Tabii ki daha bir çok nevresimim, pikem, yorgan setim, battaniyem, fincan setim vs. var ancak tüm evi buraya sığdıramam, zaten sizi de sıkmak istemem. En sevdiklerimi sizler için olabildiğince kısa şekilde derlemeye çalıştım.

Gelelim artık listelere! Tabii ki hepsini kafamdan yapmadım, kendi çeyizimi düzerken yararlandığım listelerden yararlandım ve kendimce gerekli gördüklerimi ekledim. Çıktısını alıp tikleyerek adım adım çeyizinizi düzebilirsiniz. Şimdiden hayırlı olsun :)














Mart 28, 2020 No yorum
Herkese merhaba!

Tüm dünya olarak kötü günlerden geçiyoruz; Korona virüs olarak bilinen salgın tüm ülkeleri ve yüzbinlerce kişiyi etkisi altına almış durumda. Ülke olarak çok erken tedbirler almamıza rağmen bilinçli olan vatandaşlar kadar bilinçsizler de var ve maalesef sosyal mesafe, izolasyon, kaba tabirle 'karantina' olarak adlandırdığımız bir takım tedbirlere uymadıkları sürece hastalık önlenemez şekilde artmaya devam ediyor.

Covid-19 salgını hakkında bilirkişilik taslamayacağım, zaten hepimiz günlerdir gece gündüz takip ediyor ve herşeyi en ince ayrıntısına kadar biliyoruz. Benim bugün değinmek istediğim konu ise; bu günlerde bilinçli vatandaşlar olarak eve kapanmışken, yapılabilecek birbirinden güzel, eğlenceli, oyalayıcı, faydalı etkinliklerden bahsederek ufak ta olsa fikir verebilmiş olmak.

Öncelikle ben kendi karantina günlerimden bahsedeyim; ben neler yapıyorum?

İlk olarak tabii ki çalışırken yeterince ilgilenemediğim blogumla ilgileniyor, gün ışığını kaçırmadan bol bol ürün fotoğrafları çekiyor, bir sürü yazı stokluyor, Instagram hesabımı geliştirmekle uğraşıyorum. Blog işi benim en büyük hobim ve çok iyi geliyor, o yüzden fırsat bu fırsat deyip ne kadar ileri taşıyabilirsem o kadar kar olarak görüyorum!



Blog yazmaya ara verdiğimdeyse en sevdiğim şey Netflix'te takılmak. Neler izlediğimi ŞURAYA tıklayarak okuyabilirsiniz, listemi yayınlamıştım. Ek olarak izlemekte olduğum diziler bitince Toy Boy ve Glow Up da sıraya girdi, sizin de önerileriniz varsa yorum olarak bırakırsanız çok sevinirim :)



Bir diğer yaptığım şey ise tabii ki kitap okumak. Yeni kitaplar almayı ve okumayı o kadar çok seviyorum ki, ama günlük hayatın koşuşturmacasında her zaman yeterli vakti bulamayabiliyorum. Kendime ait kütüphanem var ve merak ettiğim kitapları yakınlarımdan veya kütüphanelerden bile alıp okumayı kabul etmiyorum, illa kendi kütüphanemde yer almasını istiyorum ve böyle böyle evdeki kütüphanemi büyütüp ileride çocuklarıma güzel bir miras bırakmak istiyorum. Dolayısıyla takdir edersiniz ki okunmayı bekleyen bir sürü kitabım var ve onları okumaya başladım, ne kadar çok okuyup kendime ne kadar çok şey katabilirim diye kendimle yarışıyorum ve inanılmaz iyi hissettiriyor!




Beynimi, gözlerimi çok yorduysam ve biraz da ellerim çalışsın istiyorsam ise seneler önce büyük bir hevesle aldığım 'Esrarengiz Bahçe' büyükler için boyama ve desen kitabımın başına geçiyorum. Eşim her ne kadar çocuklar gibi boyama yapıyorum diye bana takılsa da, aslında bu kitap minicik ayrıntılarla ve çok karışık desenlerle dolu, boyaması oldukça zor ve bir o kadar da keyifli! Piyasada buna benzer bir sürü boyama ve desen kitabı bulabilirsiniz, zira şu sıra karantinadaki gençler ve özellikle bloggerlar arasında çok popüler!



Çok meraklı olduğum ancak henüz başlayamadığım bir diğer aktivite ise yağlı boya. Ortaokul yıllarımda üç yıl resim kursuna gittim, karakalem teknikleriyle başladığım kursun üçüncü yılında yapmış olduğum yağlı boya tablolar açık artırmayla satıldı. Dolayısıyla bu işte iyiyim, hem yeteneğim var hem de seviyorum. Evlendiğimden beri de bir şövale-tuval-yağlı boya seti alıp evimin duvarlarını süsleyecek tablolar yapma niyetim var ama bir türlü ona sıra gelmedi, şu sıralar da kargoyla virüs gelmesi korkusundan online alışverişten mecbur olmadıkça kaçınıyorum. Eğer sizin imkanınız varsa daha önce hiç denemediyseniz bile alın elinize fırçayı, çok iyi gelecek!



Makrome de son yılların çok popüler uğraşlarından. Hatta o kadar ki aldı başını gitti, organizasyon şirketlerinden tutun da ev dekorasyonuna kadar makrome hayatımızın her alanında yer alıyor artık. Ben de çoğu kişi gibi gerek dekorasyonda, gerek çanta, pareo gibi aksesuarlarda makrome detaylara bayılıyorum, ama kendim başlamaya, denemeye, öğrenmeye üşeniyorum açıkçası :D Ama şimdilerde çok yakın çocukluk arkadaşım Trendyol'dan iplik alıp başladı Makrome çalışmalarına, evde videolar izleyerek öğreniyor ve yepyeni bir hobi edinmiş oluyor karantina vasıtasıyla. Böyle el işlerine ilginiz varsa sizin için de bir aktivite, hatta uzun vadede ek gelir kapısı bile olabilir.



El işi demişken, 'amigurumi' de şu günlerde çok revaçta. Birçok kişinin henüz adını bile duymadığı bu hobiye aslında hepimiz aşinayız, örgüden yapılmış sağlıklı oyuncaklar olarak tanımlayabiliriz. Dediğim gibi böyle örgüyle ilgili hobilere benim pek ilgim yok ama bir diğer çok yakın çocukluk arkadaşım da amigurumiye başladı. O da aynı şekilde ipliklerini, şişlerini Trendyol'dan aldı ve iki günde ilk tavşancığını ördü bile! Aşağıya bıraktığım görseldeki tavşancık tamamen onun el emeği :) Kendi çocuğunuza, eşin dostun çocuğuna hediye etmelik veya en nihayetinde ek gelir olarak ya da sadece hobi olarak uğraşabileceğiniz yaratıcı bir aktivite bence :)



Evde bitki yetiştiriciliğine ne dersiniz? Hasır detaylar ve yemyeşil saksı bitkileri evlerde tropikal havalar estiriyor, dekorasyon meraklısı çoğu kişi de evlerini yemyeşil bitkilerle, çiçeklerle donatıyor. Fırsattan istifade o çok büyüyen aloe veranın saksısını değiştirebilir, tozlanmış büyük yeşil yaprakları silebilir, filiz vermiş bitkiyi yeni saksıya ekip çoğaltabilir, kısaca evdeki diğer canlılara hak ettiği değeri gösterebilirsiniz, tam zamanı!



Boş vaktini mutfakta yepyeni tarifler deneyerek geçirenlerden de olabilirsiniz pek tabii, zira hepimiz bu karantinadan 100'er kilo birer şef olarak çıkacağız gibi görünüyor :D Bu günlerde üç öğün evde yenince yemekler, ister istemez mutfakta geçirdiğimiz vakit artıyor, hele bir de hazır vakit varken o hep aklınızın bir köşesinde duran ama bir türlü deneyemediğiniz tarifin tam sırası diye düşününce! Şahsen ben iki haftadır daha önce yapmadığım bir çok tarifi denedim, siz de kahve yanına atıştırmalık sağlıklı alternatifler veya boşverin sağlıklısını, direkt kek börekler pişirmek için atın kendinizi mutfağa!



Bunlar dışında DIY aktiviteleri yani 'Kendin Yap' projeleri de üretebilirsiniz. Sprey boyalarla evdeki bazı objelerin renklerini değiştirebilir, ahşap boyalarıyla çerçeve, tepsi gibi eşyaları renklendirebilir veya benim yaptığım gibi kurutulmuş çiçeklerinizi çerçeveleyebilirsiniz. Pinterest'te DIY ile ilgili binlerce fikir edinebilirsiniz.



Sporsuz yapamayanlar burada mı? Sadece onlar değil, bu karantina günleri hepimizi spora başlatacak! Evde hareketsiz şekilde günlerimizi geçiriyoruz, sürekli birşeyler pişirip sürekli çay/kahve yanında atıştırıyoruz, dolayısıyla bu süreçte birkaç kilo almamız işten bile değil. Tam da bu yüzden her gün olmasa bile haftada en az 3 gün hafif kardiyo hareketleri, dans, zumba, yoga gibi sizi zinde tutacak ve kaslarınızın hamlamasını engelleyecek hareketler yapmanız aynı zamanda hücrelerinize de oksijen pompalanmasını ve daha mutlu, daha enerjik hissetmenizi sağlayacak. Ben ki spordan nefret ederken, birkaç gündür yaptığım hafif birkaç esneme hareketi sayesinde ne kadar rahatladığımı anlatamam.



Şimdilik ilk aklıma gelenler bunlar. Delilercesine yaptığımız temizliklerden bahsetmiyorum bile, virüs korkusuyla sürekli çamaşır suyu ve bilimum temizlik malzemeleriyle heryeri dezenfekte ederek zaten yeterince oyalanıyoruz, arta kalan zamanlardaysa bu şekilde kendinize vakit ayırabilirsiniz. Ek olarak evde aile bireylerinizle beraberseniz tavla, okey, 101, Monopoly, Jenga, Tabuu gibi masa oyunları da çok güzel vakit öldürmenizi sağlar. Çok parçalı puzzle'lar da harika bir seçenek. Bir de elinden gelenler için dikiş nakış, kasnak işi, goblen vs. gibi el işleri de önerebileceklerim arasında.

Tabii ki bu süreçte tek vakit ayırmamız gereken kendimiz değiliz. Sosyal izolasyon olarak adlandırdığımız bu sürecin özellikle yaşlılarımız, büyüklerimiz için önemini sanıyorum hepimiz fazlasıyla idrak ettik. Onları incitmeden, hırpalamadan, alay etmeden en nazik şekilde gerekli önlemleri nasıl almaları gerektiğini ve çok acil olmadıkça asla dışarı çıkmamaları gerektiğini anlatmamız lazım, bu da ancak telefonlar ile mümkün. Demek istediğim zaten göremediğimiz, yanlarına gidemediğimiz büyüklerimizin yalnız hissetmemeleri adına sık sık aramayı, hoş sohbetler yapmayı sakın ha ihmal etmeyin!

Bir an önce bu kabus dolu günlerin geçmesi dileğiyle, sağlıklı günlere!







Mart 27, 2020 No yorum
Older Posts

Hakkımda



30'a 1 kala eski bloggerlık günlerini özleyip ani bir kararla geri dönüş yapan, hem öğretmen hem öğrenci, gezmeye görmeye sehayat etmeye aşık, fotoğraf çekmeye yazmaya çizmeye tutkun, hem yeni gelin hem müstakbel mühendis.

Bize Katılın

Sosyal Medya

Blog Arşivi

  • ▼  2020 (20)
    • ▼  Nisan (1)
      • Tangle Teezer Saç Açıcı Tarak
    • ►  Mart (9)
    • ►  Şubat (9)
    • ►  Ocak (1)
Bumerang - Yazarkafe

ETIKETLER

aktivite amigurumi anonim Atiye aydınlatıcı Balat Bernardo blog blogger Bubblin Bubble Bursa cilt bakımı Color Riche concealer Covid-19 çeyiz çeyiz listesi çiftlik çikolata dekorasyon dizi dizi önerileri doğa düğün düzen elf Elite Emsan etkinlik ev düzeni Evde Kal EvdeKal evlilik evlilik hazırlığı fırça organizeri fondöten gezi Gossip Girl Gratis güzellik hastalık hediye hediye önerileri highlighter hobi indirim Jade Roller kafe Kağan Parfümeri kapatıcı Karaca karantina kombin kombin önerileri Korona La Casa de Papel lifestyle Loreal Madam Shelios makrome makyaj makyaj organizeri marteniçka masaj aleti maskara mekan moda Netflix organize organize ev organizer öneri Paradise Exatic Physicians Formula Pro Luxe pudra Remington Revolution rimel ruj saç saç bakımı saç düzleştiricisi saç kurutma makinesi saç maşası saç sağlığı saç şekillendirme salgın Schafer Sevgililer Günü Sex Education seyahat Stay Home StayHome Tabiat Binicilik takı organizeri Tangle Teezer tarak The Crown The Witcher transparan pudra Trendyol waffle Watsons yayın yeni yeni sezon yeni yazı yeşim taşı yeşim taşlı yüz masaj aleti yüz masaj aleti

Created with by ThemeXpose | Distributed By Gooyaabi Templates