Haftasonu Şehirden Kaçmak İsteyenlere; Tabiat Binicilik Merkezi
İyi pazarlar!
Bursa'da haftasonunu şehrin gürültüsünden, curcunasından, stresinden uzakta doğayla ve sevimli dostlarla iç içe geçirmek isteyenlere harika bir önerim var; Tabiat Binicilik Merkezi!
Uzun zamandır Instagram reklamlarında karşıma çıkıp duruyordu, gitmek için kar yağmasını bekledim çünkü profilindeki fotoğraflarda karlı haliyle çok daha cezbedici görünüyordu. Ancak baktım gördüm ki karın yağmaya niyeti yok, geçen hafta dayanamayıp çıktık yola...
Fakat o nasıl bir uzaklıktır, Kestel'in Kazancı Mahallesi'ne bağlı olan çiftlik benim evimden tam 75 km! Gidene kadar benimki biraz söylendi ama oraya varışımızın daha onuncu dakikasında hiçbir pişmanlığımız kalmadı, hatta bütün gün boyu "İyi ki geldik, daha önce neden gelmedik, nasıl olur da böyle bir yerden haberimiz olmaz?" şeklinde hayıflanıp durduk :)
Şehirden oldukça uzakta, her tarafın yeşil olduğu hatta yakınlarında bir gölün de bulunduğu çiftlik bayağı büyük bir alana kurulmuş ve içerisinde yok yok; Binicilik Kulübü, Pony Kulübü, Country Kulübü, Okçuluk Kulübü, dolayısıyla birbirinden sevimli ve bakımlı cins cins bir sürü at! Atlar çok dost canlısı, her birini sevdik okşadık, saman ve bilimum ot çırpı ile besledik, bol bol fotoğraf çekindik. Tabii ki tercih ederseniz at binme deneyimini de yaşayabilirsiniz, ancak biz şimdilik etrafı keşfetmekle yetindik. Sömestr tatili de olması dolayısıyla çocuklu aileler çoğunluktaydı, at binen, eğitim alan çocuklarını izleyen aileler kahvelerini yudumluyorlardı. Diğer yanda da dört nala at koşturan kulüp üyesi yetişkinleri gözlemledik.
Tabii ki sadece atlar değil, bir sürü tatlı mı tatlı köpek yine kendileri gibi şirin kulübelerinde sevgi arsızlığı peşinde gelene geçene havlayıp koşturup pati uzatmak derdindeydiler ki inanılmaz oynaştık her biriyle. Küçük bir keçi ağılı, güvercin kafesleri, yapay bir gölün etrafındaki kazlar ve ördekler, tavşanlar... Hayvan sevgisine, yeşile ve doğaya doyduğumuz bir gün oldu.
Şarjımız azaldığında ise kafeye girip sıcak birşeyler içmek aklımıza geldi nihayet. İçine, dışına, dekoruna, her ayrıntısına hayran kaldım, tasarlayanın yapanın eline sağlık! Kocaman bir şömine ve göz alabildiğine ahşap detaylar, her sandalyede sıcacık peluşlar, inanılmaz zevkli tablo ve aksesuarlar... Hele dışarıdaki cam fanuslar! Bu fanusları ilk kez Londra'da Coppa Club'ta görmüş ancak içine girip oturamamış, önünde fotoğraf çekinmekle yetinmiştim, Tabiat'ın reklamlarında görünce beni ilk cezbeden bu fanuslar olmuştu zaten. İnanılmaz keyifli bir ortam, fotoğrafların da harika çıkması cabası.
Bizi tek üzen girişte ödediğimiz kişi başı 22 TL giriş ücreti olmuştu, ancak o gelirin oradaki sevimli dostların bakımı ve beslenmesine harcandığını öğrendiğimizde tabii ki çok mutlu olduk. Bununla beraber kafedeki fiyatlar oldukça ortalamaydı.
Kısaca biz burayı çok sevdik. Hava kararmaya yüz tuttuğunda ayrıldık ki hala doyamamıştık. Bu kadar uzak olmasa sık sık kaçacağımız bir yer olurdu eminim, ama yine de özlendikçe gidilecek tabii ki :)
Göz atmak isterseniz Instagram adresleri @tabiatbinicilik ve web adresleri Tabiat.co için tıklamanız yeterli. Hoşçakalın!
-Zvezda


0 yorum